İletişim Bilgileri
image
image

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

  • Anasayfa
  • BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU
image

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?


Borderline kişilik bozukluğu ya da diğer adıyla sınırda kişilik bozukluğu bireyin kendisi ve başkaları hakkında düşünme ve hissetme şeklini etkileyen ve günlük yaşamda sorunlara neden olan bir akıl sağlığı bozukluğudur. Borderline kişilik bozukluğu bireyin kendisi hakkında sahip olduğu öz imgeye dair sorunlar, duygular ile davranışları yönetme zorluğu ve başkaları ile ilişkilerde istikrarsızlık şeklinde görülebilir.

Borderline kişilik bozukluğundan muzdarip bir birey yoğun bir terk edilme veya istikrarsızlık korkusu içindedir ve yalnız kalmaya tahammül etmekte zorluk çekebilir. Bireyin gösterdiği yoğun öfke, dürtüsellik ve sık ruh hali değişimleri, kendisi sevgi dolu ve kalıcı ilişkiler kurmak istese dahi başkalarını çevresinden uzaklaştırabilir.

Borderline kişilik bozukluğu ilk defa yaygın olarak erken yetişkinlik döneminde görülür. Durum, genç yetişkinlik döneminde daha ağır bir hal alabilir ve ilerleyen yaşla birlikte yavaş yavaş iyileşebilir.

Borderline kişilik bozukluğu vakalarının büyük bir kısmında doğru tedavinin uygulanması sayesinde birey zaman içerisinde iyileşebilir ve hayatını kendisi için tatmin edici kalitede yaşamayı öğrenebilir.

Borderline yani sınırda kişilik bozukluğunun adı, bu bozukluğun ilk olarak psikoz ve nevroz olarak adlandırılan iki psikiyatrik durum arasındaki bir sınır şeklinde tanımlanmasından gelmektedir.


Nedenleri

Borderline Kişilik Bozukluğu Neden Olur?

Diğer akıl sağlığı bozukluklarında da olduğu üzere, borderline kişilik bozukluğunun kesin nedeni tıp ve akıl sağlığı uzmanları tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. 

İkizler ve aileler üzerinde yapılan araştırmalar, kişilik bozukluklarının kalıtsal olabileceğini veya aile üyeleri arasındaki diğer akıl sağlığı bozukluklarıyla güçlü bir şekilde ilişkili olabileceğini göstermektedir. Yani anne, baba ya da kardeş gibi yakın akrabaları borderline kişilik bozukluğu geliştirmiş bireylerde bu durumun görülmesi riski daha yüksektir.

Yapılan araştırmalar sürecinde borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin beyinlerindeki duygu düzenleme, dürtüsellik ve saldırganlıkla ilgili belirli bölgelerinde değişiklikler olduğunu göstermiştir. Bütün bunlara ek olarak, serotonin gibi ruh halini düzenlemeye yardımcı olan bazı beyin kimyasalları bireyin vücudu tarafından düzgün bir şekilde kullanılamayabilir. 

Stresli bir çocukluk gibi kişilik gelişimini etkileyen faktörler de borderline kişilik bozukluğu geliştirme riskini artırabilir. Birçok borderline kişilik bozukluğu vakasında birey kişi çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel istismara uğradığını veya ihmal edildiğini ifade etmiştir. Bazı vakalarda ise bireyler genç yaşta bir ebeveyni ya da kendisine bakan bir başka yakın yetişkini yakın bakıcıyı kaybetmiş, onlardan ayrılmış ya da madde kötüye kullanımı veya diğer akıl sağlığı sorunları olan ebeveynleri ya da bakıcıları olmuştur. İçerisinde sürekli düşmanca çatışmaların sürdüğü istikrarsız aile ilişkilerinin yaygın olduğu aile ortamının da borderline kişilik bozukluğu gelişimine katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. 

Borderline Kişilik Bozukluğu İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Borderline kişilik bozukluğu bireyin hayatının birçok alanına zarar verebilir ve yakın ilişkileri, işi, okulu, sosyal aktiviteleri ya da öz imajı olumsuz etkileyebilir.  Borderline kişilik bozukluğu bireyin hayatında eğitimi yarıda bırakmak, dürtüsel ve riskli davranışlar nedeniyle planlanmamış gebelikler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, motorlu araç kazaları, fiziksel kavgalar, evlilik stresi veya boşanma gibi çatışmalarla dolu ilişkiler,   hapis cezası gibi birden çok yasal sorun, intihara teşebbüs, kendini kesme ya da yakma ile kendine zarar verme ve bu yüzden sık sık hastaneye yatma,   sürekli tekrarlanan iş değişiklikleri veya kayıpları ile taciz edici ilişkilere dahil olma ve bu ilişkilerde zarar görmeye rağmen ilişkiyi sürdürme gibi komplikasyonlara neden olabilir.

Bunlara ek olarak bireyde alkol veya maddelerin kötüye kullanımı, anksiyete bozukluklarıbipolar bozuklukdepresyondikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu yani kısaca DEHB, travma sonrası stres bozukluğu yani kısaca TSSB, yeme bozuklukları ile diğer kişilik bozuklukları gibi başka akıl sağlığı bozukluklarının da görülmesi ihtimali yüksektir.


Belirtiler

Borderline Kişilik Bozukluğu Belirtileri Ve Tipleri Nelerdir?

Borderline kişilik bozukluğu bireyin kendisi hakkında hissettiklerini, başkalarıyla kurduğu ilişkileri ve genel olarak nasıl davrandığını etkiler.

Borderline kişilik bozukluğunun yaygın belirti ve semptomları arasında öncelikle yoğun bir terk edilme korkusu bulunur. Birey gerçek ya da sadece kendi hayal dünyasında bulunan bir ayrılıktan ya da reddedilmekten kaçınmak için aşırı önlemler alma eğilimi gösterir. Birey ayrılma veya reddedilme korkusuna yanıt olarak intihara yönelik tehditler edebilir veya kendine zarar verebilecek davranışlar gösterebilir.

Bir başka kişiyi kısa bir süre için idealize etmek ve sonra aniden o kişinin bireyi yeterince umursamadığı veya kendisine karşı acımasız davrandığına inanmak gibi istikrarsızlıklar, yoğun ilişki kurma eğilimi, bireyin kendi öz kimlik ve öz imajında hedefleri ile değerlerinin hızla ve sürekli değişmesi, bireyin kendisini kötü ya da hiç var olmamış gibi görmesi de borderline kişilik bozukluğunun belirtileri arasındadır. 

Birey birkaç dakikadan birkaç saate kadar devam eden, strese bağlı paranoya ve gerçekle temasın kesildiği dönemler yaşayabilir ya da kumar oynamak, dikkatsiz araba kullanmak, güvenli olmayan cinsel ilişki, aşırı yemek yeme veya uyuşturucu kullanımı gibi dürtüsel ve riskli davranışlar ile aniden iyi bir işi bırakarak veya pozitif bir ilişkiyi sona erdirerek kendi başarısını sabote etme eğilimi gösterebilir. 

Bu davranışların yanı sıra birey birkaç saatten birkaç güne kadar devam edebilen ve yoğun mutluluk, sinirlilik, utanç veya endişe gibi duyguları içerebilen geniş ruh hali dalgalanmaları yaşayabilir. Bunların yanı sıra sürekli devam eden bir boşluk hissi yaşayabilir.

Birey sık sık öfke kontrolünü yitirebilir, çevresine karşı alaycı ya da sert olabilir ve fiziksel kavgaya girmek gibi uygunsuz, yoğun öfke patlamaları yaşayabilir.

Bu belirti veya semptomlardan bir veya birkaç tanesine sahip olduğunun farkında olan bireyler bu konu hakkında bir hekimle veya bir akıl sağlığı uzmanı ile konuşmalıdır. Özellikle intihar düşünceleri olan ya da kendisini incitmek ile ilgili fantezileri veya zihinsel imgeleri olan bireyler mutlaka acil olarak tıbbi ve psikolojik yardım almalıdır. Aynı zamanda sevdiği birisine, yakın bir arkadaşına ya da güvendiği bir meslektaşı ya da iş arkadaşına da ulaşmalıdır. 

Bir aile üyesinde veya arkadaşında borderline kişilik bozukluğuna ait belirti veya semptomlarının fark edilmesi durumunda birey, o kişinin bir doktora ya da bir psikoloğa görünmesi için konuşmalıdır. Bu tür bir durum bireyin kendisinde strese yol açıyorsa, birey kendisi de bir terapist ile görüşmenin durum için faydalı olduğunu görebilir. 

Tanı Yöntemleri

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Borderline kişilik bozukluğunun teşhisi sırasında diğer kişilik bozukluklarının teşhisi sürecinde kullanılanlara benzer yöntemlerden faydalanılır. Birey doktoru ya da akıl sağlığı uzmanı ile ayrıntılı bir görüşme gerçekleştirir. Bireyin doktoru çeşitli anketlerin doldurulmasını da içerebilecek psikolojik bir değerlendirme gerçekleştirir. Bu süreçte bireyin tıbbi geçmişini öğrenir ve bir fizik muayene yapabilir. Bütün bu aşamalarda doktor birey ile bireyin belirti ve semptomlarını tartışacaktır.

Borderline kişilik bozukluğu tanısı genellikle çocuklarda veya gençlerde değil yetişkinlerde yapılır. Uzmanlar bunun nedeninin borderline kişilik bozukluğunun erken belirti ve semptomları gibi görünen durumların çocukların büyümesi ve daha olgunlaşmasıyla birlikte ortadan kaybolması olduğunu düşünmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Geçer?


Borderline kişilik bozukluğu birçok vakada yaygın olarak kendiliğinden düzelmez, ancak tıbbi yardım ile kontrol altına alınabilir.